Sütlüce, İstanbul - Uykuluk

01 Ağustos 2008 | gunebakan

Eskiden Sütlüce’de büyük bir mezbaha varmış ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi on-yıllardır burayı kongre merkezine çevirmek için uğraşıyor. Fakat bu mezbahanın çevresindeki uykulukçular yıllardan beri meşhur.

Uykuluk kuzunun boynundaki yumuşak etten elde ediliyor. Eskiler baharın gelip balık mevsiminin bitmesiyle beraber “uykuluk demleri” başlar derlermiş. Bunun açıklaması ise baharın gelişi ile beraber kuzudaki bu etler hormonal olarak artarmış.
Uykuluk önce haşlanıp, arkasından soğuk suya tutularak zarından sıyrılır, sonrasında mangalda yapılır. Genellikle üzerine biraz reyhan veya kekik atılarak servis ediliyor.

Yenice, Çanakkale - Oğlak çevirme ve tandır…

17 Haziran 2008 | ahmety

Bahar ayları ve Haziran ayı oğlak mevsimidir. Aile ortamında ve Kazdağı’nın eteklerinde oğlak yiyebileceğiniz çok hoş bir mekanı tanıtacağım size. Yeniceli Muharrem Usta ilçenin çıkışındaki ve yemyeşil ağaçların gölgesinde çok güzel bir mekan yapmış. Ailesi ile beraber işletiyor burayı.

Burada oğlağın iki çeşidi de var. İsterseniz oğlak çevirme, isterseniz oğlak kapama. İkisi de nefis. Yemeğinizi ister bahçede, ister çok şirin dubleks dağevinde yiyebilirsiniz. Buranın çok güzel başka bir tarafı da; salatanız ve masanızdaki soğan-sarımsağınız tamamen organik olan mekanın bahçesinden geliyor. İsterseniz bunları bahçeden kendiniz de toplayabilirsiniz. Unutmadan, bahçede bol miktarda da meyve ağacı var. Dalından koparıp yiyebilirsiniz.

Muharrem Ustanın lokantasını bulmak çok kolay. Yenice’nin Namazgah yolu çıkışında hemen sağda. Bahçenin içinde şirin dağ evini görünce hemen anlarsınız zaten. Oğlak yemeyenler için her çeşit ızgara da mevcut.

Biga, Çanakkale - Çavdar Ekmeğinde Mercimek Çorbası - Şirin Lokanta

09 Haziran 2008 | ahmety

Çanakkale/Biga ilçesinde Biga -Çanakkale karoyolu 2.km üzerinde Karabiga Belediyesi sapağında bulunan Petrol ofisi bayiinde Şirin lokanta bulunmaktadır. Burada çorba servisi biraz farklı, çavdar ekmeğinin içinde sunuluyor.

Çavdar Ekmeğinde Mercimek

Değişik tat ve sunum arayanlar için ilginç bir çorba… Yolunuz buraya düşerse mutlaka uğrayın.

Fethiye - Balık Hali

04 Haziran 2008 | gunebakan
Fethiye’deki balık hali etrafındaki restoranlarla bütünleşik olarak çalışıyor. Halde yan yana dizili tezgahlardan dilediğiniz balığı, deniz ürününü alarak etraftaki restoranlardan beğendiğiniz birine girip dilediğiniz gibi yaptırabilirsiniz. Salatası, ekmeği, ve restoranına göre değişen diğer ekleri ile beraber bu hizmetin bedeli 4 veya 5 YTL (Haziran 2008 itibari ile).
Fethiye Balık Hali
Fethiye Balık Hali.
Fethiye Balık Hali
Balık Halinde balık pişirme servisi yapan restoranlardan birinin servis menüsü.
Barbun
Halden alınıp pişirilmiş barbun balığı…
Adres: Fethiye Balık Hali

Çanakkale - Peynir Helvası - Babalık Tatlı Salonu

04 Haziran 2008 | ahmety
Çanakkale’ye geldiğinizde Peynir Helvası yemeden asla gitmeyin. Peynir helvası koyun sütünden yapılan ve farklı bölgelerde yapılsa da Çanakkale’ye özgü bir tatlıdır. Peynir helvasının fırınlanmış olanını yemenizi tavsiye ederim. Üstü kızarana kadar fırında tutulan helvayı soğumadan yakalayabilirseniz şanlısınız demektir.
Peki peynir helvasını nerede yiyeceksiniz ? Çanakkale ve peynir helvası denince akla ilk gelen yer, 1912 yılından beri bu işi yapan Babalık’tır tabi ki. Saat kulesinden Çimenlik Kale’sine doğru giderken bulabilirsiniz Babalık tatlı salonunu.
Tepsisinde peynir helvası.
Porsiyon olarak peynir helvası.
Adres : Babalık Süt ve Süt Ürünleri, Yalı Cad. No :47 ÇANAKKALE
Telefon : 0 286 217 3610

Tire, İzmir - Tire Köftesi

04 Haziran 2008 | gunebakan

Tire Kebabı olarakta bilinir. Minik şişlere dizilmiş halde yapılan köfte genellikle yanında maydanoz ve domates ile üzerinde bol tereyağı gezdirilerek servis edilir. Sadece kıyma ve tuz kullanılarak yapıldığı söyleniyor.

Tire Köftesi

Servis yapılırken yanında ayrı tabaklarda turşu, yoğurt ve soğanda getiriliyor.

Tire Köftesi

Tire’deki Hacı Baba bu köfteyi en güzel haliyle yiyebileceğiniz yerlerden biri.

Ödemiş, İzmir - Ödemiş Köftesi

04 Haziran 2008 | gunebakan

Ödemiş Köftesi’ne yöre halkı “yağlı köfte” de diyor. Bakır tabaklarda tabana tereyağında kızartılmış pide ekmeği veya ekmek, üzerine de Ödemiş köftesi şeklinde servis yapılıyor. Ödemiş’te Hurşit’in Yeri, Dostol Kebap veya İsmail’in Yeri önerilen yerler.

Ödemiş Köftesi

Balıkesir - Ayvalık - Lokma Tatlısı

30 Mayıs 2008 | guvendemir
Hafta sonu Ayvalık’a dalış yapmak üzere gittik üniversiteden bi arkadaşımla. Cumartesi akşamı da Alibey Adası’nda (eski adıyla Cunda adası) yemek yedik. Yemek çok enteresan olmadığı için ondan bahsetmeyeceğim hiç :)
Lakin, yemeğe giderken önünden, önündeki kalabaklık yüzünden, zorlukla geçtiğimiz “Ada Lokmacısı” dikkatimi pek bi çekti…
Damak tadı olarak şerbetli tatlılardan pek hazzetmem, lokma da dosdoğru bu türe gidiyor. Benim tatlıdan yana düsturum “ne kadar az şekerli o kadar iyi” şeklindedir genelde. Bu yüzden normal şartlarda sağda solda bi lokmacı görsem pek de umurumda olmaz, istediği kadar meşhur olsun bana ne derim geçer giderim. Ama bu kadar kalabalık da boşuna olmamazdı yani…
Yemek süresince de, ve hatta geç saatlere kadar da, dükkanın önündeki kalabalığın pek de azalmadığını gözlemleyince merakım iyiden iyiye azdı desem yerinde olur.
Netice itibarı ile, yemekten kalktıktan sonra merakıma ve boğazıma hakim olamadım ve az bir miktar lokma satın almak niyeti ile dükkana doğru seyirttim. Gecenin bir vakti olduğu için artık kuyruk baya azalmıştı ama hala tezgahın önünde sürekli birileri oluyordu. Ufak bir plastik kabın içinde 15 adet kadar, misketten az daha irice lokmaya 1 YTL karşılığında sahip olmayı başardım.
Image Hosted by ImageShack.us
Ada Lokmacısı
Daha alışveriş sırasında bile yayılan tarçın kokusunu almamak mümkün değildi. Tarçın iyidir… Satışı yapan arkadaş da kabı doldurduktan sonra üzerine hindistan cevizi, fındık tozu olduğunu tahmin ettiğim bir toz ve tarçın serpti. Fazla tarçın göz çıkarmaz tabii ki…
Kürdan mahareti ile bir adet lokmayı ağzıma attığımda tarçın kokusunun ortam güzel koksun diye sıkılan bir parfüm vb olmadığından kesin bir şekilde emin oldum.
Oldukça enteresan, daha önce yediğim emsal tatlılarla hiç de alakası olmayan bir tadı vardı. Makul miktarda kıtır olan bu lokmayı ısırdığınızda, ağzınızın içi bir anda ılık ve bol tarçınlı bir şerbet ile doluveriyor; baya keyifli bir deneyim olduğunu söylemeden geçmek haksızlık olur sanırım…
Kullanılan şeker miktarı gene de benim için oldukça fazlaydı ama bu durumu ancak lokmalar bitmeye yüz tuttuğunda farkedebildim. Sanırım tarçın sarhoşluğu gibi bişeydi bu… Keşke biraz daha az şekerli bir şerbet ile yapsalar bu lokmaları, bence o zaman çok daha lezzetli ve rahat yenilebilen bir tatlı olurdu. Daha az şekerli olsalardı, muhtemelen geri dönüp, bir miktar daha satın alırdım meretlerden :)
Yolunuz düşerse Alibey adasına, denemenizi tavsiye ederim…
Adres: Kime sorsanız gösterir
Alibey (Cunda) Adası
Ayvalık / BALIKESİR

İstanbul - Kanatçı Haydar

30 Mayıs 2008 | guvendemir
Artık kanat denen şey oburluğun ulaştığı en iğrenç nokta mıdır değil midir onu bilemeyeceğim…
Bildiğim bir şey varsa, o da uzunca bir süre kanat yemeden duramadığımdır…
En son kanat yememden beri geçen süre arttıkça içinde kanat geçen konularda daha radikal davranabiliyorum.
Örneğin, daha 4-5 gün önce arkadaşlar çağırdılar, ben de sırf kanat yiycem diye İstanbul trafiğinde 40 km gidip 40 km geri döndüm.
Gelelim benim favori kanat mekanıma…
Mahmutbey oluyo galiba oraları, süper de iyi bildiğimi iddia etmediğim bir yöresi güzel İstanbul’umun. Ama Kanatçı Haydara kaybolmadan gidip dönebilecek kadar biliyormuşum görünüşe göre :)
Anladığım kadarı ile etrafta baya bi “Kanatçı Haydar” klonu türemiş durumda… Bu “Kanatçı Haydar”lardan hangisi gerçeğidir hangileri klondur orasını bilemiyorum. Google’da aradım, başka bi tanesi almış görünüşe göre www.kanatcihaydar.com adresini, ama orası benim bahsedeceğim yer deği. Görmeden orası hakkında da olumsuz bişey söylemek ayıp olur tabii, belki onların da kanadı iyidir ama bu yazı orası hakkında değil :)
Benim bahsettiğim “Kanatçı Haydar”ın kanadı baya bi başarılı, kanat yediğim başka mekanlara kıyasla… Yani, nasıl anlatılır ki, parmaklarımdaki sos kalıntılarını bile yalıyorum, ziyan etmiyorum, o derece… Artık nasıl terbiye ediyolarsa, sonuç baya bi başarılı oluyo. Her kanat severe tavsiye ederim.
Image Hosted by ImageShack.us
Resimde 5 porsiyon kanat görülüyor
Bi de, baya başarılı künefe yapıyorlar… Yazın künefenin üzerine kaymak bulundurmamak, künefeyi dondurmayla servis yapmak gibi bir yanlışları va… Sanırım o kadar kusur kadı kızında da olur… Gene, bazen künefenin tam tutmadığı olabiliyor…
Kanada alternatif olarak köfte de sunabiliyorlar, o da oldukça başarılı. Ama ben tercihimi kanattan yana kullanıyorum tabii ki…
Mekanda alkol de alınabiliyor, rakı ve bira var. Acılı/acısız şalgam suyu demirbaş modunda.
Kanatçı Haydarın bir güzel tarafı da mekanın salaş olması. Hiç bir şey cafcaflı değil, oldukça paçoz ve sade. Buna rağmen “Mutfağımızı gezebilirsiniz” tabelası mevcut. Ben gezmedim gerçi ama mutfağın gezilebiliyor olması güzel bişey bence…
Yazları arkada bahçeleri de var, gene çok süslü bişey beklemeyin ama… Çocuklu aileler için çocuk oyun odası da düşünülmüş.
Adres: Mahmutbey Cad. No: 371
(Gelişim Hastanesi yanı)
Bahçelievler / İSTANBUL
Telefon: +90 (212) 550 5130

Konya - Fırında Kebap - Hacı Şükrü

16 Mayıs 2008 | ahmety

Hacı Şükrü, Konya’da 1907 den beri kebap yapan ünü yurtdışına çıkmış bir mekan. Servis 11:30- 15:00 arası yapılıyor, geç kalırsanız kebap bitiyor…

İşin ustası ile fırının başında muhabbet edip nasıl yaptıklarını soruyoruz. İşin sırrı ette. Sadece yörenin merinos cinsi koyunları ve onların da ön kol ve kaburgaları kullanılıyormuş. Kuzu, koyun veya yetişkin erkeğe göre 3-7 saat arasında, sadece kendi suyu ve yağında, bakır tepsi içerisinde taş fırında pişiriliyor. Tabi ki mutlaka meşe odunu olacak. Bu kadar özel pişirim sonucunda fırına gire 3 kg etten 1 kg kebap çıkıyor.

İşte meşhur fırın kebabı ;

Telefon:  0 (332) 352 76 23