Archive for the ‘İstanbul’ Category

Çay Tarlası & Cafe

Salı, Eylül 3rd, 2013
Muhlama böyle olur

Muhlama böyle olur

Çay Tarlası, Nalya Karadeniz‘den tanıdığımız Oğuz Bey ve Necla Hanım tarafından işletilen, sıcak ve sevimli bir mekân. Muhlama, buranın favori yemeği. Muhlamadan geri kalmayan diğer şahane yiyecek ise menemen. (daha&helliip;)

Yaşar Usta’nın Dondurması

Salı, Nisan 30th, 2013

Meyveler taze ve lezzetli

Yaşar Usta, kendi tabiriyle “soğutulmuş meyva” yapıyor. Ecnebilerin sorbe dedikleri bu soğuk tatlıyı, hiçbir katkı maddesi kullanmadan, biraz şekerle, biraz da suyla hazırlıyor. Anadolu’da karla yapılan birçok şerbet temelde bu şekilde hazırlanıyor olmalı. (daha&helliip;)

Nalya Karadeniz ev Yemekleri

Perşembe, Nisan 18th, 2013
mihlama

Bu mıhlama, beni mıhladı!

Nalya, tesadüfen keşfettiğimiz bir yer. Sırf mıhlaması için gidilebilecek, karadeniz yemekleri yapan, güzel bir lokanta. Mehmet Yaşin olsa, muhtemelen “Bu mıhlama beni mıhladı,” derdi.

(daha&helliip;)

Kalkanoğlu Pilavı

Çarşamba, Şubat 20th, 2013

Kavurmalı pilav çok güzel

Kalkanoğlu Pilavı’nı geçtiğimiz sene, tesadüf eseri keşfetmiştim. Doğrusu dışarıda pilav yemek aklıma gelmezdi, Kalkanoğlu’ndan sonra Taksim’de acıktığımda kavurmalı pilav ilk aklıma gelen seçeneklerden birisi oldu.

Kalkanoğlu Pilavı’nın tarihi 1856’ya, Padişah’ın pilavcıbaşısı Süleyman Ağa’ya kadar gidiyormuş. Süleyman Ağa Trabzon’a yerleşip pilavcı açtığından beri, Kalkanoğlu ailesi bu işi bir şekilde sürdürüyormuş. Biz işin bu kısmı ile pek ilgilenmiyoruz, karnımız aç, pilav da gayet güzel görünüyor…

(daha&helliip;)

Sütlüce, İstanbul – Uykuluk

Cuma, Ağustos 1st, 2008

Eskiden Sütlüce’de büyük bir mezbaha varmış ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi on-yıllardır burayı kongre merkezine çevirmek için uğraşıyor. Fakat bu mezbahanın çevresindeki uykulukçular yıllardan beri meşhur.

Uykuluk kuzunun boynundaki yumuşak etten elde ediliyor. Eskiler baharın gelip balık mevsiminin bitmesiyle beraber “uykuluk demleri” başlar derlermiş. Bunun açıklaması ise baharın gelişi ile beraber kuzudaki bu etler hormonal olarak artarmış.
Uykuluk önce haşlanıp, arkasından soğuk suya tutularak zarından sıyrılır, sonrasında mangalda yapılır. Genellikle üzerine biraz reyhan veya kekik atılarak servis ediliyor.

İstanbul – Kanatçı Haydar

Cuma, Mayıs 30th, 2008

Artık kanat denen şey oburluğun ulaştığı en iğrenç nokta mıdır değil midir onu bilemeyeceğim…
Bildiğim bir şey varsa, o da uzunca bir süre kanat yemeden duramadığımdır…

En son kanat yememden beri geçen süre arttıkça içinde kanat geçen konularda daha radikal davranabiliyorum. Örneğin, daha 4-5 gün önce arkadaşlar çağırdılar, ben de sırf kanat yiycem diye İstanbul trafiğinde 40 km gidip 40 km geri döndüm.

Gelelim benim favori kanat mekanıma…
Mahmutbey oluyo galiba oraları, süper de iyi bildiğimi iddia etmediğim bir yöresi güzel İstanbul’umun. Ama Kanatçı Haydara kaybolmadan gidip dönebilecek kadar biliyormuşum görünüşe göre :)

Image Hosted by ImageShack.us

Resimde 5 porsiyon kanat görülüyor

Anladığım kadarı ile etrafta baya bi “Kanatçı Haydar” klonu türemiş durumda… Bu “Kanatçı Haydar”lardan hangisi gerçeğidir hangileri klondur orasını bilemiyorum. Google’da aradım, başka bi tanesi almış görünüşe göre www.kanatcihaydar.com adresini, ama orası benim bahsedeceğim yer deği. Görmeden orası hakkında da olumsuz bişey söylemek ayıp olur tabii, belki onların da kanadı iyidir ama bu yazı orası hakkında değil :)

Benim bahsettiğim “Kanatçı Haydar”ın kanadı baya bi başarılı, kanat yediğim başka mekanlara kıyasla… Yani, nasıl anlatılır ki, parmaklarımdaki sos kalıntılarını bile yalıyorum, ziyan etmiyorum, o derece… Artık nasıl terbiye ediyolarsa, sonuç baya bi başarılı oluyo. Her kanat severe tavsiye ederim.

Bi de, baya başarılı künefe yapıyorlar… Yazın künefenin üzerine kaymak bulundurmamak, künefeyi dondurmayla servis yapmak gibi bir yanlışları va… Sanırım o kadar kusur kadı kızında da olur… Gene, bazen künefenin tam tutmadığı olabiliyor…

Kanada alternatif olarak köfte de sunabiliyorlar, o da oldukça başarılı. Ama ben tercihimi kanattan yana kullanıyorum tabii ki…
Mekanda alkol de alınabiliyor, rakı ve bira var. Acılı/acısız şalgam suyu demirbaş modunda.

Kanatçı Haydarın bir güzel tarafı da mekanın salaş olması. Hiç bir şey cafcaflı değil, oldukça paçoz ve sade. Buna rağmen “Mutfağımızı gezebilirsiniz” tabelası mevcut. Ben gezmedim gerçi ama mutfağın gezilebiliyor olması güzel bişey bence…

Yazları arkada bahçeleri de var, gene çok süslü bişey beklemeyin ama… Çocuklu aileler için çocuk oyun odası da düşünülmüş.

Adres: Mahmutbey Cad. No: 371
(Gelişim Hastanesi yanı)
Bahçelievler / İSTANBUL
Telefon: +90 (212) 550 5130